SARIGÜL’ÜN TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ YILDÖNÜMÜ MESAJI

SARIGÜL’ÜN TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ YILDÖNÜMÜ MESAJI

SARIGÜL’ÜN TAKSİM GEZİ PARKI EYLEMLERİ YILDÖNÜMÜ MESAJI

Oluşturulma Tarihi: 18-01-2017 14:16:36

Değerli yurttaşlarım.

 

“27 Mayıs” denildiğinde, cumhuriyet tarihimizdeki ilk askeri darbenin sahnelendiği günün tarihini olarak hatırlarız. Hatta bu tarih uzunca bir süre “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” olarak kutlandığını da biliyoruz. 27 Mayıs askeri darbesi öncesi siyasi ortam, o günkü iktidarın tutum ve davranışları, buna karşılık aydın ve öğrencilerin protesto yürüyüşleri, aradan 55 yıl geçmesine rağmen bizim kuşağın anılarında hâlâ tazeliğini korumaktadır.

 

2015’in 27 Mayıs’ında yazılanlara, yapılan çeşitli ve farklı yorumlara baktığımızda, aradan 55 yıl geçmiş olmasına rağmen 27 Mayıs’ın demokrasimizde açtığı yarayı hâlâ iyileştiremediğimiz çok açıktır.

 

27 Mayıs darbecileri, 27 Mayıs öncesi olayları nasıl bir darbenin gerekçesi olarak göstermişlerse, günümüzde de, demokratik eleştiri ve protesto hakkının kullanımını “darbe daveti” olarak göstermeye çalışanların aşırı gayretlerine şahit oluyoruz.

 

Ne garip tesadüftür ki; “Taksim Gezi Parkı” olaylarının da başlama tarihi 27 Mayıs’tır.

 

İstanbul’da başlayan daha sonra 79 İlimize yayılan ve sürdürülen “Taksim Gezi Parkı” Protesto Olayları” bu gün hâlâ hassasiyetini ve sıcaklığını hissedilir biçimde korumaktadır. Üzerinden henüz iki yıl geçmiştir. Olaylar sırasında hayatını kaybeden gençlerimizin, güvenlik görevlilerimizin, yaralanan, aralarında bir kısmı sakat kalan on bine yakın insanımızın acısı henüz çok sıcaktır.

 

Hiç kuşku yok ki; Bu acılarla 27 Mayıs’ları hiç unutmayacağız. Ancak 27 Mayıs 1960 ta ki darbecilerinin gerekçesi ne kadar dar ve sığsa, “Taksim Gezi Olayları” nı da, bir “darbe daveti” olarak görmek, en azından o kadar dar ve sığ olduğunu söylemek durumundayım.

 

Toplumsal olaylara sadece bulunduğumuz açıdan bakmak, Toplumda üzerinden 55 yıl geçse bile iyileşmez yaralar açmıştır. Çok daha yakın, çok daha sıcak bir yaranın varlığı ise yüreklerimizi acıtmaya devam edecektir.

 

Yaşanmış bunca acıya, bu gösterilen bu hassasiyete, olayın bir dünya olayı haline gelmiş olmasına rağmen İst. Büyük Şehir Belediyesi’nin stratejik planına hâlâ “Taksim Topçu Kışlası”  inşaatı inadına konuluyorsa, kanı kaynayan gencin, yüreği sızlayan halkın üzerine “toma” ile gaz fişeği ile gidiliyorsa, demokrasimizin sınıf atlama imkânının çok zayıf olduğu açıktır.

 

Taksim Gezi Parkı Olaylarının ikinci yılındaki günlerden geçerken, Eylemler ve olaylar sırasında yaşamını kaybeden bütün yurttaşlarıma Allahtan rahmet, yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum.

 

Hep birlikte “Yaşanacak Bir Türkiye” umuduyla saygılar sunuyorum.

 

 

Mustafa SARIGÜL

Mustafa Sarıgül

Esenler’de yurttaşlarımızla birlikteyiz. İnanıyoruz, #başaracağız. Seninleyiz Muharrem İnce!

Mustafa Sarıgül

Partimizin Küçükköy standındayız. #başaracağız

Mustafa Sarıgül

Bayrampaşa halkıyla birlikteyiz. İnanıyoruz, hep birlikte #başaracağız

Site creation & technology by Baytemizel